Sağlık, emeklilik ve çalışma yaşamındaki kesintilere karşı eylemlere katılalım!

Almanya’da sosyal hakların budanmasına karşı yaz öncesinde başlayan eylemler devam ediyor. IG Metall 21 Eylül’de sanayi merkezlerinde, DGB 26 Eylül’de 15 kentte merkezi gösteriler düzenleme kararı aldı. Türkiye kökenli göçmen emekçiler olarak geleceğimize sahip çıkmak için eylemlere güçlü katılalım.
İşbaşındaki CDU/CSU-SPD koalisyon hükümetinin sağlık, bakım, emeklilik, 8 saatlik iş gününü değiştirme ve işten atmaların kolaylaştırılması gibi değişik alanlarda karar altına aldığı ya da almayı planladığı sosyal kesintilere karşı sendikaların merkezinde olduğu toplumsal hareket sokağa çıkıyor. IG Metall sendikası 21 Eylül’de Otomotiv sektöründe 120 bin işyerinin yok edilmesine karşı eylemler düzenleme kararı alırken, Alman Sendikalar Birliği (DGB), 26 Eylül’de eyaletler düzeyinde ”Sosyal haklarımızı koruyalım” çağırısıyla merkezi gösteriler düzenleyecek. DİDF olarak, Türkiye kökenli göçmen işçi ve emekçileri eylemlere güçlü şekilde katılmaya çağırıyoruz.
SAĞLIKTA FATURA HASTALARA KESİLDİ
Hükümet tarafından “reform” adı altında planlanan kesintilerin hayata geçmesi durumunda yaşamımız her bakımdan çok daha fazla çekilmez hale gelecektir. 10 Temmuz’da Federal Meclis’te kabul edilen Yasal Sağlık Sigortası Reformu ile toplam 18,8 milyar euro tasarruf yapılması öngörülürken, fatura asıl olarak hastalara çıkarıldı. Bu kesintilerin günlük hayatımızda hissedilir sonuçları olacak. İlaç alırken daha yüksek ek ödemelerle karşı karşıya kalacağız. Ayrıca eşlerin ücretsiz sağlık sigortası sona erdirilirken, protez dişler için daha fazla ödeme veya ameliyat öncesi ikinci görüş alınması zorunlu hale getirildi. Böylece ilaç, hastane ve tıbbi malzeme masrafları özel olarak halka yüklenirken, daha fazla kâr amacıyla sağlıkta personel ve altyapı harcamalarında kesintiye gidiliyor. İki sınıflı sağlık sistemini (özel ve kamu) ortadan kaldırmak ve sağlık hizmetlerine ulaşmayı ucuzlaştırmak yerine, sağlık sistemi ticarileştiriliyor.
8 SAATLİK İŞ GÜNÜ HEDEFTE
Sağlık alanındaki kesintilerle milyarlarca euroyu halkın cebinden alıp tekellerin kasasına koyan hükümet, ayrıca çalışma sürelerinin uzatılması için de planlar yapıyor. İşçi sınıfının büyük bedeller ödeyerek kazandığı 8 saatlik iş günü kaldırılarak, günlük ve haftalık çalışma süreleri uzatılmak isteniyor. Sanayide on binlerce iş yeri yok edilirken, çalışma sürelerini kısaltılarak yeni iş yerleri yaratmak yerine işsizliğin büyümesinin önü açılıyor.
Benzer bir durum halen taslak halinde olan emeklilik reformu için de geçerli. 63 yaşında emekli olma hakkı kaldırılırken, emeklilik yaşı aşamalı olarak 70 yaşına kadar çıkarılıyor. Emekli aylıklarının hayat pahalılığı karşısında erimesi konusunda ise hiçbir şey yapılmıyor.
Hastalık izni düzenlemeleri önemli ölçüde zorlaştırılacak ve iş göremezlik durumunda yapılan ödemeler azaltılacak. Bu baskıya, sebepsiz yere işten atmaya olanak sağlayan süreli iş sözleşmelerinin 48 aya kadar uzatılması planı da eklendi. Bu durumdan, süreli iş sözleşmesi oranı yüzde 17 olan göçmen işçileri özellikle etkilenmektedir. Her an işten atılma duygusuyla çalışma, dayatılan şartları kabullenme dayatılıyor.
SOSYAL HAKLARIMIZA SALDIRILAR GÜÇLÜ MÜCADELEYLE PÜSKÜRTÜLEBİLİR
Friedrich Merz’in başbakanlığındaki CDU/CSU-SPD koalisyon hükümetinin sağlık, emeklilik, bakım sigortası ve çalışma hayatı gibi alanlarda yaptığı ve yapmak istediği kısıtlamalar, Ajanda 2010’dan sonraki en kapsamlı saldırılar olma özelliği taşıyor. “Reform” adı altında işçi ve emekçilerin temel haklarından milyarca euro tasarruf öngörülürken, askeri harcamalar rekor düzeyde artırılıyor. Açık bir şekilde sosyal alanlardaki kısıtlamalardan elde edilecek milyarlarca euro askeri alanlara yatırılacak. Emekçiler, kronik hastalar, çocuklar, kadınlar veya gençlerden yapılan kesintiler silah tekellerinin kasasına akacak.
Sosyal haklarımızdan yapılan kesintilere sessiz kalmayalım. 21 Eylül’de IG Metall sendikası, 26 Eylül’de DGB birçok kentte eylemler düzenleyecek. Türkiye kökenli göçmen emekçiler olarak geleceğimize sahip çıkmak için eylemlere güçlü katılalım.
Mücadeleyle kazandığımız sosyal haklarımızdan yapılan kesintilerin savaşa ve silahlanmaya harcanmasına farklı uluslardan emekçilerle birlikte izin vermeyelim!
