AfD’nin beslendiği zemin kurutulmalı!

Foto: DİDF

Önümüzdeki pazar günü Saksonya-Anhalt eyaletinde beklenen meclis seçimleri yapılacak. Anketler aşırı sağcı, ırkçı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin açık arayla birinci çıkacağını gösteriyor. AfD’nin mecliste çoğunluğu sağlayarak tek başına hükümet kurma olasılığı söz konusu ve bu ülkede kaygı ve endişelere yol açmış durumda. Özellikle de bizi, göçmenleri kaygılandırıyor.

AfD, Saksonya-Anhalt’ta kendisini insanların sorunlarının çözücüsü olarak pazarlıyor. Seçim öncesinde yayınladığı ve “Hükümet Programı” adını taşıyan yaklaşık 250 sayfalık belgede, tam anlamıyla bir kültür savaşı yürütüyor. Mültecileri, göçmenleri ve antifaşistleri istenmeyen kişiler olarak ilan ediyor. Bu yüzden AfD’nin tek başına iktidara gelmesi halinde Saksonya-Anhalt’ta yaşayan pek çok insanın hayatında ciddi değişikler olacak. Bu nedenle de gerçek bir tehlike söz konusu. AfD’nin emekçilerin sosyal yaşamında bir iyileştirme yapacağına inananlar, bunun doğru olmadığını yaşayarak görecekler.

AfD’nin hem Doğu’da hem Batı’da başardığı şey, insanların gerçek sorunlarını kendi sağcı ve ırkçı politikasına kanalize etmektir. Konut sıkıntısı, enerji ve temel ihtiyaçlarda artan fiyatlar, eğitim ve sağlıkta kemer sıkma politikaları, yıllardır yaratılan ve giderek daha da ağırlaşan gerçek sorunlardır. Silahlanmaya milyarlarca euro akıtılırken ve şirketler rekor kârlar elde ederken, bizden hastalık halinde bile çalışmaya devam etmemiz ya da kendimizi sınırlamamız isteniyor. Hükümetlerin (hem şimdikinin hem de öncekilerin) politikalarına duyulan öfke gerçek ve haklıdır, ancak buna cevap olarak AfD’yi seçmek doğru değildir.

AfD, iktidar partilerinin yarattığı sosyal yıkım zeminde güçleniyor. Bu yüzden bu partilerin seçim manevraları ya da uyarıları inandırıcı değildir. Bir taraftan sosyal alanda kesintiler yapılırken, göçmenler günah keçisi ilan edilirken, iltica hakkı gitgide oyulurken ve sınır dışı etmeler artarken diğer taraftan demokrasi ve insan onuru adına yapılan açıklamalar ikiyüzlükten başka bir şey değildir. Bu yüzden biz Türkiye kökenli emekçiler de dahil olmak üzere, hepimize düşen, sosyal hakların gasp edilmesine karşı yapılan eylemlere katılmak ve AfD’nin beslendiği zemini kurutmaktır. Ancak birlikte, sosyal sorunlarla mücadele edebilir ve iş arkadaşlarımızın ve komşularımızın düşmanımız değil, dostumuz olduğunu kavrayabiliriz. Bu nedenle aşırı sağa, ırkçılığa karşı 6 Eylül’de yapılacak protestolara katılalım.

Irkçılığa ve sağcı partilere oy yok!

Silahlanmaya değil, sosyal alanlara, sağlığa ve eğitime bütçe ayrılsın!

Çalışma ve sosyal kazanımlarımıza yönelik saldırılara hayır!

Birlikte güçlüyüz!

Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF)

Yönetim Kurulu

Köln, 03.09.2026